UZMAN GÖRÜŞLERİ
BİLGİSAYAR AĞLARININ TEST GEÇERLİĞİNİ ARTIRMADA KULLANIMI ÜZERİNE BİR MODEL
(2. Ulusal Eğitim Sempozyumu Bildiriler Kitabı. Marmara Ün. 18-20 Eylül 1996. İstanbul. S. 411-420 )
Özet
Bu sunu, okullarımızda tek bir öğretmen tarafından hazırlanıp uygulanan ölçme araçlarının niteliklerinin artırılması amacıyla günümüzde kullanımı hızla yayılan yerel ve ulusal bilgisayar ağlarının işe koşulmasını tartışmaktadır. Okullar, eğitim yerel ve merkezi otoriteleri ve üniversite eğitim bilim adamlarının kubaşık bir çalışma ortamı içinde çalışabilmeleri için dizayn edilmekte olan İmece-Test ağ mimarisinin prototip yapısı sunulmaktadır.
Giriş
Bu çalışma bilgisayar teknolojisinin olanak verdiği olası yerel ve ulusal ağ sistemlerinin geliştirilmesi üzerine kurulmuş ve özelde nasıl bir ağ mimarisi ile okullarda uygulanan sınavların standartlarının yükseltilerek geçerliklerinin etkilenmesini amaçlayan bir pilot projeyi rapor etmektedir. Bilgisayar teknolojisi ve bilişimdeki gelişmelerle her geçen gün daha ekonomik olan bilgisayarlar, sadece tek kullanıcının etkileşip, grafik, veri-tabanı, matematiksel işlem ve kelime işlem gibi özelliklerinden faydalandığı bir araç olmaktan çıkmıştır. Aynı kullanıcı bu özelliklerin yanında, yerel, ulusal ve uluslararası kullanıcılarla iletişim kurabilmektedir. Bu denli karmaşık bir iletişimin oluşturulduğu kurumlar her geçen gün artmakta ve fonksiyonlarını daha etkin olarak yerine getirmeye çalışmaktadır. Buna rağmen öğretim etkinlikleri halen bir çok okulumuzda klasik yöntemlerle yürütülmekte, akademik başarının ölçülmesi ve değerlendirilmesi ve bunu takiben dönüt ve düzeltme işlemleri istendik düzeyde yapılamamaktadır (Kaya; 1991, Özüduru ve diğerleri; 1991). Bir ölçme aracının en kapsamlı özelliği olan 'geçerlik' uygulanan bir çok sınavda tartışma konusudur. Genel olarak üç tür geçerlik doğrudan ölçme aracının yeterli nitelikleri taşımamasından etkilenmektedir. Bunlar yapı, kapsam ve görünüş geçerliğidir. Bu üç tür geçerliğe olası en yüksek derecede ulaşabilmek okullardaki ölçme sisteminin niteliğini de artıracaktır.
Test Geçerliği ve Sorunlar
Bir ölçme aracının geçerliği, o aracın ölçmeyi hedeflediği niteliği ölçüp ölçmediği ve ölçüyorsa ne derece ölçtüğüdür. Okul ortamında geçerlik dendiğinde ilk akla gelen olgu öğrenci davranışlarının ölçülmesinde kullanılan araçların amaca uygun olup olmadığıdır. Yapılan bazı araştırmalarda da (Gelbal; 1989, Gelbal ve Kitiş; 1995) belirtildiği gibi, okullarımızda uygulanan ölçme araçlarının çoğu geçerlik olgusunun gerektirdiği bir çok koşulu yerine getirmemektedir. Örneğin, bilişsel davranış ölçme aracı hazırlanırken hedef ve davranışların tamamen göz önünde bulundurulmadığı, test maddelerinin öğrenci düzeyine uygun olmadığı ve genellikle yazılı-sınav tipi olarak hazırlanan sınavlarda öğretmenlerin ölçme sonuçlarını değerlendirirken objektif olamadıkları bilinmektedir. Okul ortamındaki değerlendirmelerin öğrenciye verebileceği dönütün ve bunu takiben de yapılması gereken yanlışı buldurma ve düzeltme etkinliklerinin, uzun süre kalıcılığı olan öğrenmelerin gerçekleştirilmesindeki önemi göz önünde bulundurulduğunda, ölçme sisteminde yapılabilecek sistematik yenileşmelerin kaçınılmaz ve acil çözüm gerektiren konular olduğu anlaşılabilmektedir. Bu araştırmanın kapsamında (evren ve örneklem bağlamında) olan temel eğitim kurumlarımızda kullanılan ölçme araçlarının planlaması, hazırlanması, uygulanması, değerlendirilmesi ve bunları takiben yapılması gerekli işlemlerin sorumluluğu tek başına sınıf öğretmenine aittir. Bu sorumluluğun edimi de sadece zaman zaman bir bakanlık yetkilisinin (müfettişin) kısa bir teftişinden geçmektedir. Burada teftişin nasıl yapılacağına dair olgular önerme amacı yoktur ancak öğretmenin sorumluluğunda olan ve sürekli bir izlence etkinliği ile bu sorumlulukların olası en yüksek düzeyde gerçekleştirilmesi için gerekli işlemlerin geliştirilmesinin daha faydalı olacağı görüşü vurgulanmak istenmektedir. Örneğin, Matematik III dersinde kesirler ile ilgili bir sınavın hazırlanmasında öğretmenin diğer öğretmenlerle ve ilgili konu alanı uzmanları ile birlikte çalışması, öğretmenin hazırlayacağı testin kapsam olarak ilgili hedeflerin bilgi örüntüsünü içermesini, sorulacak test maddelerinin daha anlaşılır olmasını, değerlendirme ölçütlerinin daha objektif olarak belirlenmesini, öğrenci düzeyinin göz önüne alınmasını (okuma hızı, konu alanı temsili) ve madde tipi ve sayısı gibi diğer teknik özelliklerin yerine getirilmesini sağlayabilir
Bilgisayar Ağları: Kubaşık Çalışma İçin Alternatif Bir Yaklaşım
Bir bilgisayar ağı aynı veya farklı yerleşkelerdeki birden fazla bilgisayarın birbirine uygun olarak bağlanarak, veri, grafik ve metin gibi öğeleri birbirlerine iletebildikleri elektronik bir ortamdır. Bu şebekeler, genel literatürde yerel şebekeler (LAN) ve bölgeler arası şebekeler (WAN) olmak üzere iki ana tür olarak bilinir. Bu ağlarla bugün her türlü iletişimi aynı bina içinde veya iki farklı ülkede (video kamera gibi donanım ve ilgili yazılım desteğiyle) yapmak oldukça kolaydır. Veri ve program alışverişi veya ortak kullanımı artık o denli yaygınlaşmıştır ki, 1945'te Vannevar Bush'un hayal ettiği "kağıtsız ofisler" ütopyası hemen hemen gerçekleşmiş durumdadır. Süratli bir şekilde veri ve bilgi sistemlerine ulaşmak ve bunları edinmekte kullanılabilecek ağ araçlarında sürekli değişim ve ilerleme mevcuttur. 1980'lerin ikinci yarısından itibaren, elektronik posta (e-mail), telnet ve ftp gibi ortamlar Gopher, WAIS ve World Wide Web (WWW) gibi oldukça güçlü bilgi sistemleri ile geliştirilmekte ve genişletilmektedir. Bu sistemlerin her biri her geçen gün güvenlik, kullanım kolaylığı, maliyet ve hızlı erişim gibi nitelikler bakımından daha uygun ve ekonomik hale getiriliyor (Debrecency ve diğerleri; 1995). Şu anda öyle görünüyor ki teknolojinin diğer alanları gibi bu sistemlerin gelişmesinin de sonu olmayacak, kurum ve bireyler tarafından kullanımları giderek günlük etkinlik haline gelmektedir. Eğitim alanında da bilgisayar ağlarının (LAN ve/veya WAN olarak) kullanımı yaygınlaşmakta ve bazı bilgisayar yazılımlarının ortak kullanımı, öğrenme ve öğretme stratejilerinin değişik konu alanlarındaki teori ve uygulamalarının tartışma listelerinde irdelenmesi, idari veri bankalarının paylaşımı ve elektronik yardımların alış-verişi halihazırda yapılmaya başlamıştır (Akpınar; 1995, Chee; 1995). Hızlı veri ve program değişimiyle birlikte, bu materyallerin analizi ve stoklanmasının da aynı ortam içinde aynı hızla yapılabilmesinin kullanıcılara sağladığı kolaylık açıktır. Bu çalışma bağlamında, farklı ortamlardaki bireylerin bu olanakları kullanarak, kubaşık çalışmanın ortaya çıkaracağı işteki verimlilik ve ürün kalitesindeki artış oldukça önemlidir (ayrıntılı bir araştırma için bakınız Badavan; 1994). Çünkü, özetle, bir ağ sayesinde şu üç olguya erişmek olasıdır:
1) Bireyler arası (öğretmenler, öğretmen-yerel ve bakanlık yöneticisi, öğretmen-bilim adamı-yönetici) doğrudan iletişim sağlanabilir,
2) Düşünce üretimi ve etkili karar verme artabilir,
3) Bilgisayar kaynak ve olanaklarının ortak kullanımı (bir konuya ait problem çözme etkinliği için tek bir problemden bir grup test bataryasına kadar oldukça geniş bir yelpazede ürün paylaşımı) zaman, enerji ve nitelik bakımından ekonomiklik sağlayabilir.
Matematik III dersindeki bir konu için hazırlanacak bir testin geçerliğini belli düzeyde sağlamaya, o dersin öğretmeninin diğer meslektaşları ile, yöneticilerle ve eğitim bilimcilerle doğrudan iletişim kurarak nasıl yardımcı olunabilir? Öğrenci başarısının ölçülmesi ve değerlendirilmesine iki boyutlu bir süreç olarak bakılabilir. Birinci boyutta planlama, hazırlama, uygulama ve sonuç çıkarma, ikinci boyutta da ortaya çıkan sonuçların öğrenciye bildirilmesi ve eksiği olan öğrencilerin tespit edilerek bunlara gerekli düzeltme ve tamamlamaları yaptırmak gelir. Bir testin planlanmasında, programın ilgili hedefleri göz önüne alınmak durumundadır. Bu hedefler bağlamında ne tür soruların sorulabileceği, ne tür test bataryalarının hazırlanabileceği, hangi uygulama koşullarının yerine getirilmesinin uygun olacağı, gerekli araç, gereç ve ortamın nasıl sağlanabileceği, uygulama sonuçlarının çıkarılmasında hangi ölçütlerin işe koşulabileceği gibi sorunları bir öğretmen yalnız başına çözmektedir. Ancak tüm bunların ve benzeri sorunların tam olarak çözülerek ilgili süreçlerin tamamlanması, öğretme ve öğrenmeden sorumlu ilgili yetkililerin sürekli olarak birlikte çalışmalarıyla daha iyi gerçekleşebilir ve gerçekleşmeme olasılığı en aza indirgenir. Sınavlarda sorulan soruların uygun dilde yazılmasının sağlanması, derslerde işlenen konuları kapsamaları, soru formlarının öğrenci düzeyine uygun olması, test madde ve bataryalarının test amacıyla uyumlu olması, sorulardaki güçlük düzeylerinin dengelenmesi, maddelerin test içinde dizilişleri, testte kullanılabilecek grafik, tablo ve şekil gibi görsel söylemlerin madde ve test içindeki yerlerinin belirlenmesi tartışma, öneri, düzeltme ve son şekli verme etkinliklerinin ortak olarak gerçekleştirilmesi biçiminde yapılabilir. Yeni fikirlerin tartışma ortamlarında karşılıklı diyaloglarla üretilebileceği gerçeğinden yola çıkarak, bir testle ilgili uygun kararlara bir grup dinamiği içinde hızla varabiliriz. İlk aşamada, hazırlanacak sınavlar için uygulanabilecek bu yöntem, uygulama sonuçları bir bir alındıktan sonra analizler yardımıyla teknik özellikleri daha uygun maddelerin seçimi, yeni maddelerin yazılması ve/veya eski maddelerin düzeltilmesi ve soru ve batarya bankalarının oluşturulması da kubaşık olarak yapılabilir. Bu işlemlerin yapılması ve idaresi bilgisayar gibi uygun bir teknolojinin kullanılmasıyla daha işevuruklaşır. Yöneticiler ve planlamacılar grubunun bu işe direkt olarak katılabilmesiyle birlikte, tüm bu uygulamaların eğitim bilimcilerin danışmanlık ve gözetiminde yapılması öğretim etkinliğinin etkililiğini artırabileceği gibi, yapılacak etkinliklere de bir standart getirebilir. Bugün okul, Milli Eğitim Müdürlükleri, ilgili bakanlık ve üniversitelerimizin içinde bulundukları teknolojik zenginliklerin sınırlı durumu böyle bir projeye girişmeyi engellememelidir. Elbette ki şu an ki bilgisayar alt yapımızla veya önümüzdeki bir kaç yıl içindeki kestirimsel alt yapı durumumuzla hareket ettiğimizde böyle bir projenin yaşama geçirilmesi olasılığının azlığı göze çarpıyor. Fakat böyle bir çalışmanın en azından pilot olarak başlatılması ve olanakları olan okullarımızda başlatılarak geliştirilmesi yararlı olacaktır. Bilgisayar ve ağ teknolojisi çok büyük gelişmeler gösterirken her geçen gün de daha ucuz hale gelmektedir. bu teknolojinin benimsenerek işe koşulması ve sadece test geçerliği için değil, diğer bilgisayar destekli öğrenme/öğretme olguları (zeki öğretim sistemleri, etkileşimli öğrenme ortamları ve simülasyonlar gibi paketler) için de bu modelin faydalı olabileceği düşünüldüğünde bu alana yatırımın kaçınılmaz olduğu açıktır. Burada sözü edilen bir sistemin kullanılması kaçınılmaz olarak öğretmenlere yeni bir sorumluluk ve iş yükü getirecektir (Sherry ve Morse; 1996). Bu iş yükünün üstesinden gelmenin öğretmenin işini kolaylaştıracağı ve ölçme ve değerlendirme sisteminin niteliğini artıracağı konusunda öğretmenlerin ikna edilmesi gereklidir. Hatta böyle bir girişime karşı çıkan öğretmen ve yöneticiler bile olacaktır. Ancak her yenilikte olduğu gibi bu konuda da yeniliğin getirileri anlatılarak, insanların bu olguyu benimseyerek kullanmaları sağlanmalıdır. Bilgisayar ağlarının okullarımıza kazandıracağı yeni teknolojik iletişim olanaklarının öğretim standardını artıracağı ve öğretmen ve yöneticilerin işlevlerini yerine getirirken yalnız olmaktan kurtulacakları gerçeğinin benimsenmesi de faydalı olacaktır. Ayrıca bu ağın öğretmenlere yerinde hizmet içi eğitim vermek ve yeniliklerden süratle haberdar olmaları amacıyla kullanmak da olası olacağından, bu olgu da ek bir getiri olarak algılanabilir.
Bir Ağ Modeli
Yukarıdaki paragraflarda getiri ve olası sorunları tartışılmaya çalışılan olguların çözümlenerek, bir kubaşık iş ortamının yaratılması için uygun bir ağ modeli gereklidir. Karşılıklı iletişimin temel olduğu bir ağ modeli Şekil 1'de verilmiştir. Ağda kontrol birimi ile birlikte beş temel öğe bulunuyor. Bunlar: Kontrol merkezi olarak görev yapacak üniversite, Okullar, Okulların bağlı bulunduğu il-ilçe milli eğitim müdürlükleri, akademik birimler ve Milli Eğitim Bakanlığının ilgili daireleridir. Ağın kontrol birimi, ağın elemanlarının iletişimi, ağın teknik bakımı ve yönetiminden sorumlu olacaktır. Sistem içindeki iletişimin ağın amaçları doğrultusunda süreklilik göstermesi için ağın ana denetleyici ve izleyiciliği rolü de kontrol birimince gerçekleştirilecektir. Ayrıca tartışma listelerinin yönetimini de kontrol birimi yürütecektir. Şekilde de (çift yönlü oklarla belirtilen) görüldüğü gibi, ağ elemanlarının iletişimi çift yönlü olup taraflar birbirleriyle soru-yanıt şeklinde karşılıklı haberleşebilecektir. Sistem üyelerinin teknik ve teorik önerileri de kontrol merkezine doğrudan iletilebilecek ve bu yetkili kontrol birimi sistemin geliştirilmesi ve yenileştirilmesi yönündeki çalışmalar için kullanıcıların tavsiyelerini göz önüne alabilecektir. Ağın okullar birimi, sekiz yıllık temel eğitim veren okulların oluşturduğu (ilk aşamada) sistem öğesidir. Tüm kullanıcı okulların, öğretmenlerin, yöneticilerin ve üniversite birimlerinin birer kullanım kodu ve adresi olacaktır. Kullanıcılar genel bir arabirimde giriş formatları ile çalışacaklardır. Bir okul öğretmeninin diğer bir okul öğretmenine ulaşması da adres rehberinden o öğretmenin makine adresine erişmesiyle sağlanacaktır. Aynı öğretmen, danışmak, soru sormak veya bir problemin çözümü için bir üniversite elemanına ulaşabileceği gibi, genel tartışma listesine de sorunu yazabilecektir. Yerel eğitim müdürlükleri ve bakanlık birimlerine de gerekli sorunların çözümü için birinci elden başvurular yapılabilecektir. Elbette ki bu öğretmenin yetkililerle olan iletişimi ders ücreti alma, izin alma gibi konular olmayacak, otoritelerin yetkileri dahilindeki test geliştirmeye ve okul ve sınıf ortamının düzenlenmesine yönelik sorunların çözümü bağlamında olacaktır. Ayrıca ilgili dersin programları ve sınıfın erişi düzeyinin bu otoritelere bildirilmesi de bu iletişim kanalıyla yapılabilecektir.

Şekil 1: Kubaşık çalışma için bir bilgisayar ağ mimarisi
Ağın üniversiteler (eğitim fakülteleri) birimi, öğretmenlere ve yöneticilere öneriler yapmak, onların planladığı ve hazırladığı testleri gözden geçirmek, onlar üzerinde değişiklikler yapmak, program erişi düzeyleri hakkında bilgiler alarak bunların geliştirilmesi için yapılacak araştırmaları gerçekleştirmek ve araştırma sonuçları bağlamında otoriteleri ve öğretmenleri yönlendirmekle sorumlu olacaktır. Böyle bir ağ ile üniversitelerin veri toplama ve işleme olanakları hızla artacaktır ki bu da akademik araştırmaların daha süratle sonuçlandırılmasını sağlayacaktır. Farklı üniversitelerdeki akademisyenlerin araştırmalar konusundaki öneri ve danışmanlıkları da araştırma standartlarının da yükselmesine yardım edecektir.
Kaynakça
Akpınar, Y. (1995) Internet For Collaborating Teachers: Preparing Curriculum Tasks For Interactive Learning Environments. Proceedings Of ED-MEDIA 95, AACE, Graz, Avusturya.
Badavan, Y. (1994) Innovative Behaviour And Primary School Supervisors In Turkey. Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, Sayı: 10, Sayfa 31-43.
Bush. V. (1945) As We May Think. The Atlantic Montly, V. 1, N. 1
Chee, Y. S. (1995) Mind Bridges: A Distributed Multimedia Learning Environment To Support Collaborative Knowledge Construction. Proceedings Of ED-MEDIA 95, AACE, Graz, Avusturya.
Debrecency, R. , Ellis, A. ve Chua, K. (1995) The Integration Of Networked Learning Delivery: From Strategy To Implementation. Proceedings Of ED-MEDIA 95, AACE, Graz, Avusturya.
Dix, A., Finlay, J., Abowd, G. ve Beale, R. (1993) Human-Computer Interaction. Prentice Hall, New York, ABD.
Gelbal, S. (1989) Öğrenci Seçme Deneme Sınavı İle Öğrenci Seçme Sınavı Testlerinin Öğrenci Başarıları Yönünden İlişkileri, Güvenirlikleri Ve ÖYS'yi Yordama Güçleri. Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Bölümü, Hacettepe Üniversitesi, Ankara.
Gelbal, S. ve Kitiş, N. (1995) Hava Harp Okulu Birinci Sınıf Öğrencilerinin Lise Kaynaklarına Göre Başarı Durumlarının İncelenmesi. Araştırma No: 4. Hava Harp Okulu, Yeşilyurt, İstanbul.
Kaya, A. (1991) Eksik Köklü-Ortak Seçenekli-Ortak Köklü Madde Türlerinin Madde Ve Test İstatistiklerine Etkisi. Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Bölümü, Hacettepe Üniversitesi, Ankara.
Özuduru, Ö., Kapusuzoğlu, Ş., Soylu, T., Elibol, S. ve Gürsel, A. (1991) Ders Geçme Ve Kredi Sistemi. Talim Ve Terbiye Kurulu Başkanlığı, MEB, Ankara.
Sherry, L. C. ve Morse, R. A. (1996) An Assessment Of Training Needs In The Use Of Distance Education For Instruction. Educational Technology Review, No: 5.
Shneiderman, B. (1992) Designing The User Interface: Strategies For Effective Human-Computer Interaction. Addison Wesley Publishing, Massachusetts, ABD.
Doç. Dr. Yavuz AKPINAR
Eğitim Bilimleri Bölümü, Boğaziçi Üniversitesi, Bebek, İstanbul
Her türlü soru ve sorununuz için ogretmen@webegitim.net adresine yazabilirsiniz.